Zamanina göre, Hoca ve ailesi kisin Sivrihisar`da oturmakta yazinda bir yayla özelligi tasiyan gercekten tabiatin bütün güzelliklerini koynunda saklayan Hortu Köyünde oturduklari görülmektedir. Hoca babasinin ölümü üzerine bir müddet köyde imamalik yapmis, Sivrihisar`da da vaizlik görevini üzerine almistir.23 yasina kadar sürsürdügü köy imamligi ve vaizlik görevini Mehmet efendi adli halefine devretmistir.
1237 yilinda Sultan 1. Alaaddin Keykubatin son saltanat devirlerinde Sivrihisar`daki yüksek ögrenimini tamamlayarak, Aksehir`e yerlesmistir. O devirde ömenli bir kültür merkezi olan Aksehir`de zamanin ünlü alimleri Seyyid Mahmut Hayrani ve Seyyid Haci Ibrahim Sultandan dersler almis ve Seyyid Mahmut Hayrani`ye intisap etmistir.
Aksehir`de uzun süre Müderrislik (Profesör) kadilik yapan o devirde Hoce Nasireddin adi ile anilan, zamanla halkin dilinde Hoca Nasreddin, Nasreddin Hoca seklinde söylenen hocamiz 1284 Yilinda Aksehir`de vefat etmistir.Türbesi sehir mezarliginda bulunmaktadir. Yanlari acik olan ve kapisinda kocaman bir kilit bulunan hocanin kabri bu günde pek cok insan tarafindan ziyaret edilmekte ve dünyada "Kahkahalar Atilan" tek kabir olma özelligini korumaktadir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder